31 Mayıs 2012 Perşembe
Arel 4 yasinda
Büyüdün bebeğim ,bugün tam 4 yaşındasın, senin deyişinle kocaman abi oldun.Dört yıl boyunca ,her gün şükrettim bizi seçtiğin için,bize geldiğin için, doya doya yaşadık senin bebeklik günlerini.Yurt dışında olduğumuz için babanla beraber büyüttük seni.Bazen kolay oldu bazen zor ama biz hiç şikayet etmedik.Bebeğini büyütürken her dakikasını doya doya yaşayan ana baba olmaktan büyük mutluluk duyduk. Sende zaten hep çok uslu ve seven bir bebek oldun.Şimdi artık kendi kararları ,istekleri,sevdikleri ve sevmedikleri olan bir çocuksun.Ve daha şimdiden kararlarına saygı duyulmasını ve bizim kararlarımıza ortak olmayı istiyorsun. Güzel arkadaşların var, ,okulun var ,yani senin de , sadece sana ait olan bir dünyan var. Ama akşam olupta evimizde biraraya geldiğimizde sen hep bizim minik bebeğimizsin.Kalbi güzel yavrum benim, sende benim gibi ´SENİ SEVİYORUM´ demeyi çok seviyorsun.Dans etmeyi, müzik dinlemeyi( Cher icin deli oluyosun,sanırım en küçük fanı sensin) ,hediye almaya ve paketlerini yırtarak açmaya bayılıyorsun.Kitaplar,masallar ve oyuncaklar…Hepsi senin dünyan… Seni çok seviyoruz bitanem,dilerim hayatta karşına sana da bu sözleri söyleyecek hep güzel insanlar çıksın…
Feliz cumpleaños cariño, sabes que TE AMAMOS a ti.
Doğum günün kutlu olsun…
30 Mayıs 2012 Çarşamba
cok soguk cok...
İki gündür Santiago, üstüne çöken sis yüzünden bembeyaz. Normalde her sabah 25 dakika süren ofis yolu bugün tam 1 saat sürdü. Trafik felç tabii ve üstümüze yağan çiğ felaket bir şey. Tam yarım saat geç girdim ofise.Ee napalım herkes geç kalmıştır nasıl olsa diye düşünürken benden başka herkesin tam vaktinde girdiğini öğrenince pis pis sırıtmaktan başka bir şey yapamadım:) Hiç sevmiyorum kış mevsimini. Hayatım boyunca kış geldiği zaman içimi karalar kaplar benim. 4 yıldır bu Pasifik ülkesinde yaşamama rağmen yok valla hala vücudum alışamadı. İlk kış, sıcak Malta güneşinin ve hatta geçirdiğimiz üst üste iki yazın ardından geldi. Evet yanlış duymadınız:)Buraya eylül ayında geldik ve kuzey yarım kürede yaz biterken burada tekrar yaza girdik:)Korkunç bir deneyimdi, tüm aile tam 25 gün grip olup yataktan kalkamadık. Sonrasında ee artık yavaş yavaş alışırsınız dediler..Nerdee… Alışmak bir yana sanki her kış daha çok üşüyorum. Akdeniz çocuğuyuz tabii, İzmir ve Akdeniz’in o sıcacık güneşine alışmış bir kere sistem, başkasını gördü mü arıza çıkarıyor. Şili, fiziksel olarak çok uzun bir ülke ve farklı iklim özelliklerine sahip. Kuzeyde Atacama Çölü olduğu için iç kısımlarda çöl iklimi hakim. Güney Şili ise ki topraklarına Antartika´nın bir bölümünü dahil, bildiğin buz devri:)Ne siz sorun ne ben anlatayım oradaki soğuğu. O derece… Santiago ortada yer alıyor, iklim “Pasifik İklimi” dedikleri bir iklim. Şimdi ben bunu da anlamadım, tamam kış çok soğuk, Antartika’nın üstünden soğuk hava akımı geliyor, Pasifikte soğuk su akımları etkiliyor falan. Ee ama bu adamların yazıda yok be kardeşim. Şili´lilere göre yaz mevsimi geldiğinde ,her normal insan evladı gibi yazı yaşıyorlar amaaaa en sıcak ay olan ocak ve şubatta en yüksek sıcaklık 28 derece ve oda günün sadece öğlen saatlerinde, akşamüstü dedin mi hava birden soğuyor ve gece sıcaklık 10 dereceye düşüyor. Ee bunun neresi yaz :)...
29 Mayıs 2012 Salı
santiago de chile
Dunyanin en sonundaki ulkenin baskenti,
SANTIAGO,yaklasik nufus 6 milyon ..
son dort yildir bu sehir ev sahipligi yapiyor bize.bence Latin Amerika´nin en guzel
sehirlerinden biri.sade ve yalin .Guney Amerika´da atar damar baskentlerdir,Santiagoda oyle,Guney ve Kuzey Sili´den cok farkli.ama en guzel yani yesilligini hic kaybetmemesi,Downtown´da her an dinlenebileceginiz bir yesil alan bulabilirsiniz.sehir and daglarinin hemen eteklerinde kurulu,ve ortasindan Mapocho Nehri gecer.nehir Andeslerin kar sulariyla beslenir.
ulkenin adi AYMARA(var olan yerli kabinelerinden biri)dilindeki ´CHILI´kelimesinden gelir.Chili, Aymara dilinde ´topragin bittigi yer´yada ´DUNYANIN SONUNDAKI YER´ demektir.Santiago ise adini Isa´nin 12 havarisinden biri olan Aziz Yakup-Santo Jacop-tan alir.1541´de Pedro De Valdiva adli bir Isponyol tarafindan kurulmustur.
sehrin en dikkat cekici ozelligi genis bulvarlari ve herbiri sanat eseri olan heykelleridir.
Santiago Guney Amerika´nin universite sehri olarak anilir.dunyanin bir cok ulkesinden ogrenciler egitim icin gelirler buraya.tabii bu durum gece hayatininda renkli ve hareketli olmasini saglar.
VE ATATURK Aniti...
Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda, ülkemizi ilk tanıyan ülkelerden biri olmus Şili.anitin açılışı 1970 yılında resmi ziyaret için Şili'ye gelen İsmet İnönü tarafından yapılmis.
Anıtın üzerinde Atatürk'ün evrensel kişiliğini ve dünya barışına katkılarını anlatan İspanyolca bir metin yer alıyor.
İşte o metnin Türkçe karşılığı:
"Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, vatanının fedakar ve sadık hizmetkarı, benzeri olmayan kahraman, insanlık idealinin canlı emsali... Bütün hayatını Türk Milletine vakfetmiş, milletine kendi ruhunu, ateşini vermiştir. Hatırası milletinin ruhunu ateşli tutan sönmez bir meşale olarak yaşamaktadır."
Turkiye´den kilometrelerce uzaktaki bir ulkede Ulu Onderim ATATURK´e verilen bu deger
cok ama cok guzel...
28 Mayıs 2012 Pazartesi
hola....
Dünya´nın en sonundaki ülkeden, Şili´den merhaba..
Bugüne kadar bloglar dünyasının sessiz bir takipçisi iken sonunda bende bir blog açmaya karar verdim.Hayatımdan küçük kesitleri,bazen sevinç bazen de hüzünlerimi,Güney Amerika´yı ve Şili´yi, blog dünyasındaki dostlarla paylaşmak istiyorum.Kim bilir belki bugüne kadar sessiz takip ettiğim sevgili blogger dostlarımla da buluşurum burada...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







